mutazione kai ve geyik

Mutazione: Biraz şifacılık biraz tatil!

Grafik romana benzeyen yapısıyla dikkat çeken Mutazione, bitkilerin müzik tonlarının olduğu bir adada bahçecilik öğrenip dedemizi iyileştirmeye çalıştığımız bir oyun.

Küçük oyunları seviyorum. Belki biraz da yaşım gereği, rekabetçi olmayan, insanı dinlendiren, daha çok güzelliği ve hikayesi ile öne çıkan, her adımda farklı şeyler keşfettiren oyunlar… Bu tür oyunlar içinde ilk isabetli keşfim What Remains of Edith Finch olmuştu. İkinci güzel keşfim ise Mutazione oldu. Danimarka merkezli Die Gute Fabrik tarafından geliştirilen ve Akupara Games tarafından yayına sokulan Mutazione’de (yazıldığı gibi okunuyor), mutantlarla dolu küçük bir adaya yolculuk ediyoruz. Hikayesine geçmeden önce oyunun aslında bir grafik romana çok yakın olduğunu söyleyebilirim. Oyunda “bir şey yapmaya çalışmak”tan ziyade hikayeyi ilerletiyor ve izliyoruz. Tabii karakteri yönlendiren kişi olarak bir grafik romana göre kendimizi çok daha fazla hikayenin içinde hissediyoruz. Mutazione, hem görselleri hem de hiçbir yerinde zorlama hissettirmeyen hikayesi ile daha ilk adımda oyuncuyu sarmayı başarıyor.

Bitkileri anlatan kitap

Mutazione’de 15 yaşında Kai isimli bir kız ana karakterimiz. Kai’nin annesine veda ederek feribota binmesiyle başlıyor hikaye. Dedesi Nonno hasta ve ölmek üzere olan Kai, bir anlamda ona veda etmeye gidiyor. Feribotta dedesinin mektubunu okuyor ve kaptandan Mutazione hakkında bazı bilgiler öğreniyor. Bir felaket sonucunda adada insanlar mutantlara dönüşmüş ve kapalı bir habitat oluşmuş. Yıllardır kaptandan başka ziyaretçisi olmayan adaya iner inmez birbirinden farklı karakterler dikkatimizi çekiyor. Hasta olan Nonno Dede’nin yanında kalarak, iyi hissetmesi için istediklerini yerine getiriyor ve bir yandan da ada halkını daha yakından tanıyoruz. Oyunun başlarında Yoke isimli yaşlı bir adamdan bir kitap alıyoruz ve “Nasıl yani?” dediğimiz bir yere geliyoruz. Bu kitapta adadaki bütün çiçeklerin, bitkilerin bilgileri yer alıyor. Ne tür yerlerde bulunurlar? Nelere iyi gelirler? Hangi bitkilerle bir arada büyütülebilirler? Artık böyle bir kitabımız var elimizde ve bunu oyun boyunca kullanacağız.

Mutazione barbekü partisi

Çiçekler ve müzik

Elimizdeki kitapla çiçekler hakkında bilgileri öğrendikçe ada halkına yardım etmeye başlıyoruz. Aslında Nonno Dede’nin de ayak izlerini takip ediyoruz. Mutazione’de her karakterin bir sırrı ya da sorunu var ve hepsinin farklı tonlarda ruh halleri. Çiçekler hakkında bilgi topladıkça bahçeler yapmaya başlıyoruz. Ve anlıyoruz ki bu bahçeler aslında müzikli bahçeler. Her çiçeğin farklı kategoride müzik tonları var. Bir bahçeye biraz melankoli biraz ürkünlük katabiliriz mesela. Ya da dünya dışı hissettiren melodiler ekleyebiliriz. Eklediğimiz çiçeklerle her bahçenin bir melodisi oluşuyor. Oyunda hikayeyi bitirdikten sonra menüden bahçeler bölümüne giderek ayrıca canınızın istediği bahçeler de yapabilirsiniz. Artık küçük bir şaman gibiyiz.

Yaz tatili gibi

Mutazione’nin bana en çok verdiği his bir yaz tatili hissi oldu. Küçük bir yerleşim yerinde her insan bir yerden sonra tanıdık hale gelir. Bazen hiçbir şey demeden yanlarına oturur ve sohbetlerini dinlersiniz, bazen bir gün birini görmeseniz “Nerede acaba?” diye merak edersiniz. Örneğin oyunun bir bölümünde Miu isimli karakterin içinden geçtiği süreçte nasıl bir ruh halinde olduğunu merak ettiğimi fark ettim. Oyunda ne yapmanız gerektiğini Kai’nin günlüklerine yazdıkları üzerinden takip ediyorsunuz ama hiç bakmadan da kendinizi gidip Miu’yu ya da Bopek’i ir kontrol edeyim derken bulabilirsiniz. Mutazione, hayatın olağan bir şekilde devam ettiğini hissettiğiniz bir yer. Siz de o yerin içinde sohbetlere katılıyor, insanları dinliyor, sorunlara aracı olmaya çalışıyorsunuz. Tabii ki bir ana hikaye var ama hedeften ziyade içinde olduğunuz anı da güzelce yaşayabileceğiniz bir oyun Mutazione.

Daha Fazla İçerik
dağ keçisi
Can candır, avcılık cinayettir