Tatlı Cadı Sabrina’nın Şeytan’la feminist imtihanı!

The Chilling Adventures of Sabrina, bütün hikayeye yayılan feminist söylemli hikayesinde, Şeytan’da simgeleşen erkek egemen kurallara karşı bir mücadele anlatıyor

Her yıl, bir şekilde karşımıza yeni, cadılı bir dizi ya da film çıkıyor. Yakın tarihli dizilerde Salem, Penny Dreadful, A Discovery of Witches aklıma önce gelenler. Cadılar olmasa ne yapardık bilemiyorum. Tabii tema cadılık olunca kadın kahramanların başrol olduğu hikayeler izliyoruz. Kadının süper kahramanı olsa olsa cadı mı olur deniliyor acaba? Neyse, kurulmayalım şimdi. Netflix, eskimeyen cadılık temasını, eski bir cadı dizisini revize ederek kullanma yoluna gitmiş. Tatlı Cadı Sabrina olarak bildiğimiz ergen cadımız, The Chilling Adventures of Sabrina isimli yeni dizisiyle ekranlara döndü. İlk sezonu tamamlanan dizinin, bizden geçer not aldığını ve gayet keyif aldığımızı baştan söyleyelim ve dizimize yakından bakalım.

16. yaş ve yol ayrımı

Archie Comics tarafından yayınlanan aynı isimli çizgi roman serisinden uyarlanan The Chilling Adventures of Sabrina, annesi ölümlü babası ölümsüz (cadı) olan Sabrina’nın hikayesini anlatıyor. Ebeveynlerinin bir kaza sonucu hayatta olmadığı Sabrina, iki halası ve bir kuzeni ile birlikte yaşıyor. Dizimizin daha ilk bölümünce Sabrina, cadı vaftizi sayılan ve 16. yaş gününde yapılan Karanlık Vaftiz’e (Dark Baptism) hazırlanıyor. Bu 16. yaş gününde Sabrina, şeytanın (Lucifer Morningstar) defterine ismini yazacak ve Şeytan, karşılık olarak Sabrina’ya cadı güçlerini verecek. Ancak deftere bir kez adını yazan, ne zaman ki Şeytan kendisinden bir şey isterse yerine getirmekle yükümlü olacak. Melez cadımız Sabrina, yaş günü yaklaştıkça, bu boyun eğidiren, erkek-egemen kuralı sorgulamaya başlıyor. Dizinin ilk büyük çatışması 16. yaş vaftizi. Sabrina’nın ne yaptığını söylemeyelim ancak şu kadarını söyleyelim; ilk eylemi ne olursa olsun intaçı Sabrina, bütün dizi boyunca kötülükle, erkek-egemen düzenle, iktidarla bir mücadeleye girişiyor. Yalnızca Şeytan’la da değil. Kendisini Şeytan’ın dünyadaki temsilcisi sayan dini cadı kurumu Gecenin Kilisesi ile de. Halalarıyla büyüyen Sabrina, karşısına çıkan her kuralı, töreyi asice irdeliyor. Bu, başına dertler açtığı gibi arkasını da güçlendiriyor. Hem ölümlü hem ölümsüz (cadı) arkadaşlar edinen Sabrina, kendisini her aşamada daha zor bir durumun içinde buluyor.

Tüm hikayeye yayılan feminist söylem

The Chilling Adventures of Sabrina’nın ilk sezonu tam 21 bölümden oluşuyor ve her bölüm yaklaşık bir saat. Kafalar karışmasın. İlk sezon Part 1 ve Part 2 olarak iki bölüm halinde yayınlandı. Bu yüzden iki sezon zannedebilirsiniz ancak toplamda bir sezon. Dizinin feminist damarı bir hayli güçlü. Sadece ana hikayede değil, yan hikayelerde de bunu görebiliyoruz. Örneğin Sabrina’nın öğretmeninin (ve içine giren varlığın) evlilik ile ilgili sözleri ya da Sabrina’nın erkek olmayı tercih eden okul arkadaşı Susie’nin yaşadığı zorluklar ve Gecenin Kilisesi’nde kız olduğu için iktidar sıralamasında es geçilen, hor görülen Prudence’ın hayal kırıklıkları… Feminist söylemi tek bir mücadeleye değil, birkaç alana yaymaları, dizinin metninin altyapısını güçlendiren bir durum olmuş. Elbette bir teorik kitap okumuyoruz ama bu konulara duyarlıysanız dizinin söyledikleri daha çok ilginizi çekebilir.



Sabrina ve ikili dünyası

Dizinin atmosferinin bir hayli başarılı olduğunu söyeleyebilirim. Aceleye ya da ucuza getirilmiş bir dizi izlemediğinizi anlayabiliyorsunuz. Tatlı cadının hikayesi diye açtığınız dizide ürkütücü atmosfer sizi içine çekiyor. Tüm ürkütücü, karanlık atmosferine rağmen, korku filmi izler gibi de izlemiyorsunuz. Dizinin amacı sizi korkutmak değil. Karanlık bir hikayeleri var ve size bu hikayeyi ürkütücü bir atmosferle, tutarlı bir bütünlük içinde anlatıyorlar. Karakterlerin de gayet iyi kotarıldığını, iyi işlendiğini söyeleybilirim. Özellikle başta fazla ilgi çekmeyen iki halayı çok sevdiğimi söyleyebilirim. Birbirine zıt yapılı iki hala, zamanla dizinin en özel karakterlerine dönüşüyorlar. Sabrina’nın ölümlü arkadaşlarıyla diyaloğu ve lisedeki okul hayatı, dizinin en ergen atmosferli noktaları. Ama bu durumu Sabrina’nın melezliğindeki ikilik gibi de görmek lazım. Neyse ki ergen kardeşlerimiz de büyüyorlar, öğreniyorlar, değişiyorlar. Daha çok zoruluka karşılaşan Sabrina da çok sıkı bir değişim geçirmek zorunda kalıyor. Biz de tüm bu ikilikleri, değişimleri, gelgitleri keyifle izliyoruz.

Karanlık tarafa açılan perde

The Chilling Adventures of Sabrina’yı “Amaaan Tatlı Cadı Sabrina işte” deyip es geçmeyin. Ablamın tavsiyesiyle izlediğim diziden şahsen gayet keyif aldım. Karanlık atmosferi, başarılı karakterleri, ne çok hızlı ne çok yavaş temposu ve feminist söylemli hikayesiyle The Chilling Adventures of Sabrina’nın, ortalamanın üstünde bir dizi olduğunu gönül rahatlılığıyla söyleyebilirim. İlk bölümü izlemeye başladığınızda dizinin içine çekilme ihtimaliniz bir hayli yüksek. İlk sezonu bitirdiğinizde belki bu kadar çok bölüme gerek olmadığını düşünebilirsiniz. İtiraz etmem ama vakit kaybı derseniz, tartışırım. The Chilling Adventures of Sabrina, okulda tatlı, şeker bir kız olarak gözüken Sabrina’nın, cadılar dünyasında üzerinde kara bulutlar gezinen dünyasına perde aralıyor. Perdeden içeri bakıp bakmamak izleyiciye kalmış. Biz baktık ve bu hikayeyi sevdik…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir