locke & key çocuklar

Kapılar güzel ama anahtarlar yanlış

Netflix’in yeni dizisi Locke & Key güzel bir altyapıyı her izleyiciyi ortalama ve altı zeka kabul ederek harcıyor

Netflix’in Şubat 2020 programında öne çıkarttığı yapımlardan birisi Locke & Key oldu. IDW Publishing etiketli bir çizgi roman uyarlaması olan Locke & Key (Kilit ve Anahtar), Stranger Things, The Haunting of Hill House, Umbrella Academy, The Chilling Adventures of Sabrina çizgisinde ama kalite olarak en az bir alt seviyede bir dizi olarak karşımıza çıktı. Çizgi roman uyarlaması olması sebebiyle hazır bir hikaye varken, ayrıntılar üzerinde düzgün bir çalışma yapılmadığını gözlemledik. Daha kötüsü her izleyiciyi ortalama ve altı zeka olarak gören bir bakış seziliyor. Karakterlerin tepkisini en düşük modumuzda bile içselleştiremediğimiz anlar var. Yine de dizi ilgi çeken hikayesiyle merak uyandırmayı başarıyor ve kendini izlettiriyor. Biraz daha yakından bakalım.

Bir travmanın ardından

Öncelikle dizinin hikayesini özetleyelim. Locke & Key, bir büyülü ev hikayesi. Babalarını kısa süre önce kaybeden bir aile, ölümün üzerinden bir süre geçtikten sonra, babanın geçmişini taşıyan Key House’a (Anahtar ev) taşınır. Anne Nina Locke’un amacı eşinin ölümünün ardındaki sır perdesini onun geçmişinde aramaktır. Biri çocuk ikisi ergen yaşlardaki çocukları ise bu travmayla kendi başlarına mücadele etmektedirler. Yeni bir kasabada yeni bir hayata başlayan çocuklar, bir yandan yeni çevrelerine ayak uydurmaya çalışırken, bir yandan da yavaş yavaş Key House’un gizemlerini çözmeye başlarlar.

Key House, Locke & Key

Güç, büyü ve tehlike

Key House, içinde belli kişilere fısıldayan anahtarların bulunduğu bir ev. Bulunan her anahtarın farklı bir özelliği var. Örneğin ilk bulunan anahtar istediğiniz bir yerin kapısına geçiş sağlıyor. Kimisi aklınıza bir kapı açarken, kimisi bir başkasını kukla gibi oynatmanızı sağlıyor. Ancak öğrenmemiz uzun sürmüyor ki, bu anahtarların peşinde başkaları da var. Üstelik bu güçlü  objeler, güç ile birlikte tehlikeyi de beraberinde getiriyor. Bir bulmacayı çözmenin getirdiği merak, bilinmeyenin ürkütücü nefesiyle birlikte geliyor. Gönül isterdi ki, karakterler de bunu biraz daha kolay anlayabilseydi = )

Zeminde çukurlar oluşuyor

Büyülü ev hikayelerinin her zaman çekici bir yanı olmuştur. Locke & Key’in çok sayıda kişi tarafından izleneceğine eminim. Hedef, sayısal olarak kolayca tutturulur. İşin sanat, dekor, görüntü yönetmenliği gibi teknik kısımlarında hiçbir sorun yok. Bunlar cepte birer artı olarak duruyor ve seyri güzelleştiriyor ama ayak basacağımız yer yine de hikaye. Senaristler, maalesef burada işin altından kalkamamışlar. Zemin ayak bastığımızda çöken noktalarla dolu. Üzgünüm ama ortalama insan, dizideki baş karakterlerden daha zeki. Locke & Key, vakit geçirmek için iyi bir dizi, yaratıcılığınızı tetikleyecek öğeler de içeriyor ama izleyecekseniz etkilenmeyi çok beklemeyin. Belki senaristler ikinci sezonda değişir ve daha iyi bir iş çıkar, kim bilir? Malzemenin potansiyeli hala durumunu koruyor.

Locke & Key Afiş
Daha Fazla İçerik
murthan mungan
4. İzmir Edebiyat Festivali başlıyor!