yazı yazmak, daktilo

Çağla Miniç Eker: Kişisel Yayıncılık’ta öncelik, yazarın

Yazardan Direkt Yayınevi Genel Koordinatörü Çağla Miniç Eker, dünyada tüm hakları bir yayınevine devretmenin normal karşılanmadığını belirterek, hakları yazarda tutan Kişisel Yayıncılık’ın daha da yaygınlaşacağını anlattı.

 “Okumak istediğiniz ama henüz yazılmamış bir kitap varsa; onu siz yazın.” diyor Toni Morrison. Yazma tutkusunu güçlendirense onun eninde sonunda okurla buluşacağı anı düşlemektir. Bunu başarabilen yazarlar, yeni yapıtları için gereken şevke de kavuşmuş oluyor. Peki, yazılan her eser basılmaya değer mi? Hiçbir zaman bunu başaramayacağını düşünüp yazmaktan vazgeçen yazar sayısı da azımsanmayacak kadar fazla. Ne olursa olsun bir mesele yazıya dönüşmüşse kuytularda kalmayı değil, başkalarınca okunmayı arzuluyor, demektir. Biz eserini yayımlatmak istediği halde bunun için bekleyen, çekincelere sahip yazarlara yeni yollar açan Yazardan Direkt Yayınevi Genel Koordinatörü Çağla Miniç Eker’e aklımızdaki tüm soruları sorduk. Böylece Kişisel Yayıncılık (Self-Publishing) sayesinde eserlerini unutuşa teslim eden yazarlar için de yeni olanakları öğrenmiş olduk.

Göründüğü kadar kolay değil, göründüğünden keyifli

Çağla merhaba, sana soracaklarım aslında kendi duymak istediklerimiz veya yazıyla hemhal olan bize sürekli sorulan sorular. Öncelikle Çağla Miniç Eker kimdir? Neden yayınevi koordinatörlüğünü tercih etti? Bize biraz kendinden ve bu keyifli mesleğe seni yönelten unsurlardan söz eder misin?

2003 yılında liseye girmeden önce, herkese “Lise bitince yalnız yaşayacağım,” diyordum, Saint Benoit Lisesi’ni bitirdikten sonra üniversiteye Fransa’ya gittim ve yalnız yaşamaya başladım, “Demek ki çok istemişim, bak oldu.” dedim kendi kendime. 2014 yılında Türkiye’ye geri döndüm, farklı bir sektörde çalışmaya başladım (Üniversite boyunca da pek çok farklı işte çalıştım), 2016 yılında Yazardan Direkt kuruldu, bir aile şirketi ve benim ailemin şirketi olduğu için ilk günden beri aktif olarak ekibe dâhil oldum… Farklı sektörlerde çalışırken “Kendi işimi yapmak istiyorum, patronum olmasın,” diye düşünüyordum, istediğim gibi de oldu. 2018 yılında Yazardan Direkt’te çalışmaya karar verdim, Sedef ve Gürhan’ın* Amerika’ya yerleşmesiyle de tam anlamıyla devralmış oldum… Kitap okumayı sevmek, matematikten kaçmaya çalışmak, kitap koklamak falan bu iş için yeterli değilmiş, dışarıdan göründüğü kadar kolay değilmiş ama göründüğünden daha keyifliymiş…

Sedef Kutlubay Demirkan ve Gürhan Demirkan
* Sedef Kutlubay Demirkan ve Gürhan Demirkan, Yazardan Direkt Yayınevi kurucuları.

Yazardan Direkt Yayınevi neden kuruldu, neler yaptı bugüne dek?

Kurucularımızdan Gürhan Demirkan, 35 yıldır Amerika’da yaşıyordu Türkiye’ye geldiğinde, burada “Self publishing yok, neden yok?” dedi, biz de “Self publishing ne?” dedik, böylece Kişisel Yayıncılık ile tanışmış olduk… Madem eksiği fark ettik o zaman biz yapalım, diye düşündük… 4,5 yıllık bir yayıneviyiz, her geçen gün büyüyor, biliniyoruz, bir yandan da Türkiye’ye kişisel yayıncılığı anlatıyoruz…  Bugüne kadar 110’dan fazla kitap yaptık, 70’den fazla yazarla çalıştık, ekibimiz 2-3 kişiyken 17 kişi olduk.

Yazarın çok fazla engel aşması gerekebiliyor

Kişisel yayıncılıkla klasik yayıncılık arasında nasıl farklar var?

Kişisel yayıncılık yazarların yaşadığı alan ve mecra sorununu başka bir boyuta taşıyor. Klasik yayınevleri bilinirliklerinden aldıkları güce rağmen yazara çok fazla aşması gereken engel sunduğu için yazarlar açısından zorlayıcı hatta bazen motivasyonlarını yitirmelerine sebep olabiliyor. Zamanla ilgili bir kısıtlamayı da göz önünde tutmak gerek. Klasik yayınevleri çoğu zaman aylar sonra yanıt verebiliyor. Bu yanıtın olumlu ya da olumsuz olacağı ise önceden tam olarak kestirilemiyor. Bazı kişisel yayınevleri talebe göre kitap bastıkları için, yani yazarın istediği kadar kitap basımı gerçekleştirdiği için boşu boşuna satmayacak kitap bolluğu yaşanmamış olur. Yani sürecin bir önemli aşaması da istek üzerine basım mantığından besleniyor. Yazarın kitabını basacak bir yayınevi bulma çabalarından başlayarak, kitapçılarda kitabını aramaya kadar giden, telif haklarının ödenmesini beklemekle devam eden uzun ve çoğunlukla aynı şekilde biten bir süreç…

Tüm hakları bir yayınevine devretmek pek akıllıca karşılanmıyor

Ekşi Sözlük’te  destekli kişisel yayıncılık başlığı altında oldukça manidar bir yorum var. Sen bu konuda ne düşünüyorsun.  “…Bu sözlükte, şimdi hatırlayamadığım bir başlığın altına birileri “Tolkien Türkiye’de yayıncı bulamazdı.” diye yazmıştı. Bu kesinlikle doğru bir tespittir, telifle çalışan Türk yayınevleri Türk yazarına karşı çok gaddar ve temkinli yaklaşır.”

Yazardan Direkt Yayınevi yazar seçer mi? Kriterler nedir ve neye göre belirleniyor?

Yazar ve yazan tanımlamaları herkese göre değişmekle birlikte, genel kabuller doğrultusunda biz herkesin yazan olabileceğini ve kitabını yayımlama hakkı olduğunu savunuyoruz. İyi bir yazar olup olmadığına her zaman okuyucu karar verir, bunun için de okuyucuya ulaşmak gerekir.

Biz Kişisel Yayıncılık yapıyoruz. Yani aslında yazar tüm hakları (telif, gelir ve kullanım) kendisinde kalacak şekilde bize basım, dağıtım ve satış için yetki veriyor. En başta da söylediğim gibi, kişisel yayıncılık nedir, sorusunun cevabı henüz tam olarak bilinmiyor… Bu çok önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konu. Yazar/eser sahibi aldığı hizmetler için bir hizmet bedeli ödüyor ve bize tüm bu işlemleri yapabilmemiz için yetki veriyor, günün sonunda kitabı, kapağı, telifi, satış geliri vb. hepsi yazara ait oluyor. Kişisel Yayıncılık’ın anlamı da bu zaten.

Dünyada, özellikle de Amerika’da, uzun zamandır durum bunun tam tersine…Kitabını bir yayınevine teslim edip tüm kullanım haklarından vazgeçmek ve satışlardan küçük yüzdeler almak pek de akıllıca bir yaklaşım olarak karşılanmıyor. Herkes emeğine ve eserine sahip çıkıyor ve biz de bunu savunuyoruz. Pek çok yazar ise belli bir sayıda kitap yazıp, okuyucu kitlesini oluşturduktan sonra kendi yayınevini kurarak ilerlemeyi tercih ediyor. İlk aklıma gelen ve en büyük örnek olan, Harry Potter yazarı J.K Rowling kitaplarını kendi kurduğu Pottermore Publishing ile yayınlıyor. Bunun gibi pek çok irili ufaklı örnek söz konusu…

Özetle söylemek gerekirse, bir yayınevinin beğenisini kazanmak, bekleyen yüzlerce dosya arasından şans yakalamak, yayınevlerinin ticari kaygılarından etkilenmeden okuyucuya ulaşmak için yıllarca beklemek ya da kapı kapı dolaşmak… ve şans yaver giderse eserin tüm haklarını yayınevine vererek kitabını yayınlamak pek de yeğlenir bir durum olmasa gerek…

İlk temas yazar danışmanı ile

Yazardan Direkt Yayınevi ve ben kitabımı yayımlatmak istiyorum diyen yazar arasındaki temas nasıl başlıyor? Birçok kişisel yayınevinden farklı olarak editör ve tasarım desteğinin yanı sıra yazar danışmanı olanağı sunuyor. Yazar danışmanı ne demek?

Evet, burada yazar danışmanı konusunun önemine değinmeliyiz ancak yazar koçuyla karıştırmamak gerek. Yazar koçu denince akla, yazma konusunda yazara yardımcı olan kişi geliyor. Danışman ise bambaşka….

Yazar danışmanı, yazarla/yazanla/yazmak isteyenle iletişime geçen ilk kişidir. Yazar, yayıneviyle iletişime geçtiğinde yazar danışmanı öncelikle yazara yayınevi hakkında kapsamlı bilgi verir. Yazarın istek ve ihtiyaçlarını dinler, yayınevinin kapasitesi dâhilinde çözümler ve öneriler sunar. Yayınevinin çalışma şekli hakkında yazarı bilgilendirir. Anlaşma sağlanıp birlikte çalışılmaya başlandığı takdirde de yazarla birebir iletişimde olmaya, süreç hakkında bilgi vermeye devam eder. Yazarın endişelerini giderir, merak ettiklerini cevaplar. Yazarla yayınevi arasındaki köprüdür.

Bu durumu hiç bilmeyenler için şöyle bir benzetme yapılabilir; önemli bir iş için yurt dışına gittiniz ve size bir tercüman tahsis edildi; bu tercüman, aynı dili konuştuğunuz, en çok vakit geçirdiğiniz, her söylediğinizi anlayan, her tecrübeyi sizinle paylaşan tek kişidir. İşte yazar danışmanı da yayınevine gelen yazar için aynı şeydir

Dilerseniz yazım aşamasında editör ve iş birliği yaptığımız yazar koçları ile çalışabilir, dilerseniz kitabınızı bitirip editör desteği almak üzere bize gelebilir, dilerseniz de tüm yazım aşamalarını bitirip kapak, basım, dağıtım ve satış süreçleri için bizden hizmet alabilirsiniz. Her aşamada yazar ile birlikte çalışarak, en uygun hizmet paketini birlikte hazırlıyoruz. Standart paketlerden ziyade yazarın ve kitabının ihtiyaçlarını esas alarak kişiye özel hizmet sunuyoruz…

Kadınlar iş başında

Özel bir seçim olmadığını bilsem de günümüzde hala birçok meslekte erkek egemenliği sürerken Yazardan Direkt Yayınevi kadrosunda kadınlar ağırlıklı? Bu konuda neler söyleyebilirsin?

Dediğin gibi, özel bir seçim yok. Biraz da kadınlar bizi tercih ediyor diyebilirim aslında, genelde kadın “patron”la ya da kadın “çoğunluk” olan yerlerde çalışan kadınlar, kıskançlık, dedikodu gibi şeylerden şikâyet ederler bizde durum tam tersi, herkes arkadaş. Yeri geliyor dedikoduyu da birbirimizin yüzüne karşı yapıyoruz. Benim en çok önem verdiğim konulardan biri, herkes işini yaparken benim gibi mutlu ve huzurlu olsun, iş ilişkisi sınırlarını aşmadan samimiyet kurabilsin, yeri geldiğinde “Bugün iyi değilim, çalışmasam olur mu?” diyebilsin bana rahatça.  Ben de aynı şekilde “Bugün sabahlıyoruz, herkes hazır olsun” diyebileyim… Tüm ekip (aile aslında) Yazardan Direkt’i benimsedi, beni ve çalışma şeklimi benimsedi, pazar günü bana mail attıklarında arayıp “Bugün pazar; keyfini çıkar, çalışma.” diyorum bazen, bazen de “Bu pazar çalışmamız gerekiyor.” diyorum. Herkes beni biliyor, ben onları biliyorum; kötü niyet, mutsuzluk olmasın diye uğraşıyorum… Çok optimist oldu bu, elbette kötü günlerimiz de oluyor (Nazar değdirmeyelim durduk yere.) 🙂

Yazardan Direkt ekibi
Yazardan Direkt ekibi.

Pandemi süreci ve etkileri

Özellikle son yaşadığımız süreçte yazan ve yazdıklarını okurla buluşturmak isteyenler arttı. Yazardan Direkt Yayınevi bu noktada daha rahat bir gözlem yapabiliyor. Zorlukların yazmayı güçlendiren olumlu bir tarafı var mı?

Bence yok, pandemi döneminde insanlar kendilerine ve yapmak istediklerine daha çok vakit ayırabildi, bu da bizi olumlu etkiledi. Gerçi ben mutlu tarafta duran biriyim genelde, mesela dertten içki içmeyi de anlamam hiç… Belki de zorluklar yazmayı güçlendiriyordur, ben bilmiyorumdur. Zaten yazmayı da beceremiyorum. Bunu yazarlara/yazanlara ve sana sormak gerek sanırım…

Yazara hakkını vermek ve şeffaflık

Sloganlarınız içinde “Yazara hakkını veren yayınevi” cümlesi yer alıyor. Bu tam olarak nedir?

Kişisel yayıncılığın giderek artıyor olması bağımsız yazarların eserlerini okurla buluşturma şansını artırsa da her sektörde olduğu gibi işinin ehli olmayan ya da önceliği bambaşka olan pek çok kişisel yayınevi var. Yazarın hakkını yazara veren yayınevi derken; kitabının telifini yazara veren ve özgürlük alanını daha baştan yaratan yayınevini vurguluyoruz. Yapılacak sözleşmenin ve sonrasındaki sürecin de şeffaf ve açık olması yayınevi olarak önceliklerimizden biri.

Kişisel yayıncılık daha da yaygınlaşacak

Gelecek dönemde kişisel yayıncılığın artacağına dair bir tespitte bulunabilir misin?

Evet, kesinlikle. Özellikle Avrupa ve Türkiye için, Amerika çoktan vardı oraya. Türkiye’de de pek çok köklü yayınevi yavaş yavaş bu tarafa doğru adımlar atıyor, destekli yayıncılık yapan yeni yayınevleri kuruluyor, destekli yayıncılık kişisel yayıncılık demek değil ama klasikle kişisel arasında bir yerde kalıyor…

Yazardan Direkt ve Amerika bağlantısı

Bir yazar başka dilde de okunmak istiyorsa bu sürecin neler gerektirdiği, Amazon’da kitabını nasıl yayımlatabileceği konusunda neler söyleyebilirsin?

Öncelikle çeviri 🙂 Şaka bir yana, gerçekten ilk adım bu.

Biz Amerika’da yayıncılık yapan Cosmo Publishing ‘in Türkiye kolu olarak kurulmuş bir yayıneviyiz. Kişisel yayıncılık kavramı da oradan geliyor zaten… Amerika’daki yayınevinin olanaklarını Türkiye’deki yazarlara kullandırabilmek, yeni bir kapı açmak için uğraşıyoruz. Amazon, KOBO, Barnes&Noble gibi kitap dağıtım kanalları yalnız Amerika’da değil, dünyanın dört bir yanında kitap satış olanağı sağlıyor ve biz bu erişime sahibiz.

Amerika-Türkiye bazlı bir yayınevi olmamızın avantajından Türk yazarların da faydalanmasını sağlıyoruz, çeviri/yurt dışı satış / yurt dışı tanıtım gibi hizmetlerimiz sayesinde yazarların/yazanların tüm dünyaya açılmasına olanak sağlıyoruz.

Yazarın aktif olması önemli

Reklam ve tanıtımın eskiye göre çok daha önem kazandığı bu dönemde yayınevi olarak yazarlarınıza sadece kitap yayımlama şansı değil tanıtım imkânı da sunuyorsunuz. Sosyal medyanın ve reklamın yazarlar için öneminden söz eder misin? Bu konuda hala çekinceli olan ve keşfedilmeyi bekleyen yazarlar var. Bu yanıt onlar için de farklı bir seçenek yaratabilir.

Yazarın isteği ve ihtiyacıyla ilgili bir durum bu. Farklı tanıtım paketlerimiz var. Basın bülteni, sosyal medya tanıtımları, web site kurulumu, ilgili dergi/gazetelerde reklam çalışması, mailing gibi pek çok farklı tanıtım hizmeti sunuyoruz… Bence en önemli tanıtım yazarın aktif olması, önce eşi dostu alacak kitabı, utanmayacak yazar kitabından bahsetmekten… Sonrası bilinirlik, ilk kitabıyla bir yazarın bir anda popüler olması da bir reklam çalışması sonucu elbette ama ben o durumla ilgili yorum yapmamayı tercih ederim.

Sürekli yenilik, değişme, gelişme…

Yazardan Direkt Yayınevi’nin gelecek dönem için planları neler? Sürekli gelişen ve dönem koşullarından olumlu çıkarımlar yaparak yazarlara yepyeni olanaklar sunan Yazardan Direkt Yayınevi pandemi sonrası için neler yapmayı hedefliyor?

Pandemi sonrası/öncesi diye değerlendiremeyeceğim sanırım, ben sürekli yenilik, büyüme, değişme, gelişme peşindeyim… E-kitap okunurluğunu arttırmak isterim örneğin, ben de senin gibi kitap kokusu, kitap dokusu severim ama hem yaşam şartlarımız, hem doğayı koruma isteği beni biraz e-kitaba itiyor, hem yazar hem de okur için daha ekonomik ve pratik oluyor.

YD Atölye ve eğitimler

Yazardan Direkt Yayınevi’nin yeni oluşumu YD Atölye nedir? Yazarlara ve yazmak isteyenlere yönelik bu projede neler yer alacak?

Karantina sürecinde, hayat şartları ve alışkanlıklar değişmeye başladı, biz de ‘yeni normal’e ayak uydurduk ve iki yeni platform tasarladık, www.ydatolye.com ve www.onlineogreniyorum.com , siteler geçtiğimiz hafta açıldı, eğitimler ufak ufak tamamlanıyor. Bu sitelere eğitmenler ücretsiz olarak eğitimlerini yüklüyor, öğrenciler ise satın alarak istedikleri zaman istedikleri yerde izleyerek eğitim alabiliyorlar.

YD ATÖLYE, Yazardan Direkt ile direkt bağlantısı olan bir site, kısaca “Yazardan Direkt Atölye konularında uzman, yetki, bilgi ve tecrübe sahibi eğitmenler ile, yazarlık ve editörlük konularında beceri kazanmak, merak ettiklerini öğrenmek, kendini geliştirmek isteyenler için oluşturulmuş, her yaş grubundaki öğrencilerin katılabileceği bir öğrenme platformudur.”

Çağla Miniç Eker
Çağla Miniç Eker

EK BİLGİ: www.heryerdekitap.com Yazardan Direkt Yayınevi’ne bağlı kitap satış sitesi. Dağıtıma çıkan/çıkmayan tüm kitaplar bu sitede satılıyor. Ayrıca “bağımsız yazarların kitap satış sitesi” mottosuyla kitabını kendi çıkartmış olan, farklı bir yayıneviyle çalışmış ancak telif hakları kendisine ait olan yazarların kitaplarını satabilmeleri için de imkân sağlıyor. Kadıköy Life, Cadde Dergisi gibi bazı dergilerin de satışları yapılıyor zaman zaman. Bazen de telif hakları yazarda olmasa da yayınevinden izin alınması koşuluyla yazarlar yine kitaplarını satışa sunabiliyorlar.


E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha Fazla İçerik
Lykke Li’den anlamlı Paris mesajı