Baristaların çalışma koşulları sağlıklarını tehdit ediyor

Amerika’da yayınlanan bir rapora göre, Barista’ların çalışma koşulları ve sürekli tekrarladıkları hareketler, sağlıklarını tehdit ediyor

Son yıllarda Türkiye’de her köşede bir kahve mekanı ile karşılaşıyoruz. Bu mekanların sayıları da gittikçe artıyor. Büyük şehirlerden, küçük şehirlere her yerde bir kahve mekanı açılıyor. Doğal olarak barista mesleği önemli bir meslek haline dönüştü. Kurslar, sertifikalar dört bir yanda! Karizmatik bir yanı olduğunu da teslim edebiliriz. Ancak, mesleğin zorluklarını görmezden gelmememiz lazım. Amerika’da AmTrust isimli firmanın yaptığı araştırmanın sonuçları da bize baristaların sağlıklarının nasıl tehlikede olduğunu gösteriyor. Kaldı ki, ülkemizde daha ağır çalışma koşulları olduğunu tahmin edebiliriz.

Hastalığın adı bile var: Barista Wrist

Baristaların uzun süreler boyunca ayakta kalmaları ve sürekli tekrarladıkları hareketler, özellikle sırt, bel ve özellikle eklem ağrılarına sebep oluyor. Bu ağrılardan kaynaklanan rahatsızlıklara Barista Wrist ismi verilmiş. (Wrist İngilizce bilek demek) Avustralya’da ise Bawrister diye anılıyor. Rahatsızlığın sebebi ergonomk ve doğal olmayan duruşların bileklerde yüklenmeye ve sıkışmalara sebep olması. Bunun yanına dört bir yanda fokurdayan makineleri, sıcak suyun yakma tehlikesini ve ıslak zeminlerde kayma tehlikesini de ekleyin. Sonuç, baristalığı hazır gıda sektöründe en tehlikeli mesleklerden birisi haline getiriyor.



Kendi düzeninizi kurmaya çalışın

AmTrust’ın yaptığı araştırmanın sonuçları da bunu gösteriyor. Amerika’da faaliyetlerini yürüten firma tam 84 bin restoran ve kafeyle görüşerek bu araştırmayı sonuçlandırmış. 2013-2017 yılları arasındaki verilerden derlenen sonuçlara göre, baristalar, yaşadıkları rahatsızlıklar sebebiyle en çok iş zamanı kaybı yaşayan (yani işe gidemeyen) meslek olmuş. Üstelik diğer rakiplerine de büyük fark atmışlar. Baristaların bu Barista Wrist ismiyle anılan rahatsızlıkları yaşamamaları için, çalışma ortamlarını daha konforlu hale getirmeleri tavsiye ediliyor. Konfordan kastımız da her şeyin daha kolay erişilebileceği noktalarda olmaları, vücuda aşırı yüklenmemeleri vs. Ayrıca egzersiz öneriliyor. Yani bir anlamda çalışma ortamınızın zorluğunu kendi düzeninizi kurarak dengelemeniz gerekiyor. Türkiye’de koşulların daha zor olduğunu tahmin edebiliyoruz. Yine de her şeyde geçerli olduğu üzere farkında olmak bir başlangıçtır diyelim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir