Cem Yılmaz ve Cem Davran

Ayzek ve çay bardağında kopan fırtına!

Karakomik Filmler ile sinema yolculuğunda yeni bir evreye giren Cem Yılmaz, özellikle 2 Arada filmindeki Ayzek karakteri ile kuzu kılığına giren kurtlara ayna tutuyor

Cem Yılmaz, Karakomik Filmler serisi ile birlikte, beyaz perdedeki hikayesinde yeni bir döneme giriyor. Bir sinema seansına ortalama birer saatlik iki sinema filmini sığdıran Karakomik Filmler projesinin ilk ayağında 2 Arada ve Kaçamak isimli iki film izliyoruz. İlk film “2 Arada”, işin “kara” kısmını ikinci film “Kaçamak” ise “komik” kısmını oluşturuyor diyebiliriz. Film öncesinde yayınlanan Karakomik Filmler 2’nin (Ocak 2020’de vizyona girecek) fragmanına bakarsak Karakomik Filmler 2’de de benzer yöntem izlenecek. Bu yazıda filmin genel eleştirisinin ardından Ayzek karakteri üzerine karalamak istedim. Yazının devamında Ayzek üzerine düşüncelerimi paylaşacağım ama önce Karakomik Filmler’e dair genel bir değerlendirme yapalım.

Sert bir hikayeden uçuk bir komediye

Karakomik Filmler, aynı dünyada geçen, birbiriyle kesişim noktaları olan, biri kara biri komik iki Yukarıda anlattığım gibi, filmden oluşuyor. İlk film “2 Arada”, gemide çalışan, sürekli arkadaşları tarafından küçük görülen, dalga geçilen Ayzek’in hikayesi. Cem Yılmaz, 2 Arada’da iyi bir hikaye anlatıcılığı örneği sergilerken, oyunculuk anlamında da belki de kariyerinin en iyi işlerinden birini ortaya koyuyor. Ayzek’e geleceğiz… Kaçamak ise, başta acaba işi gücü bel altı espri olan diğer Türk komdei filmleri gibi bir şey ile mi karşı karşıyayız diye düşündürtüyor. Ancak işin suyu çıkarılmadan, çok acayip, çok eğlenceli bir filme dönüştüğünü söyleyelim. Filmde son yılların en başarılı bilimkurgu filmlerinden Arrival’a (Geliş) bolca gönderme var. İzlemediyseniz, önce Arrival’ı izlmenizi öneririz. Zaten, Cem Yılmaz’ın dünyası göndermelerle dolu bir müze gibi.

Karakomik Filmler

Seyirciyi iki defa yakalamak

İki filmi birlikte düşündüğümüzde Cem Yılmaz’ın bu kez Gora, Arog, Yahşi Batı gibi dekor ağırlıklı ve maliyetli filmler yerine daha düşük bütçeli filmlerle karşımızda olduğunu ancak hem dram hem komedi açısından oldukça doyurucu işler ortaya koyduğunu söyleyebiliriz. Belki de bu iki farklı türde filmin bir arada olması, Cem Yılmaz’ın yalnızca komedi filmleri için sinemaya gidenlere, diğer filmlerini de izlettirme adına bulduğu bir formüldür. Üstelik bu, kolay gözükse de, Cem Yılmaz olduğunu bildiğimiz için izleneceğini bilsek de zor bir deneme. Seyirciyi bir değil, iki defa yakalamak gerekiyor. Altı tane aynı Recep İvedik izlemektense, bir filmde iki farklı, doyurucu ve yeni Cem Yılmaz hikayesi izleyebiliyoruz diyerek Karakomik Filmler üzerine genel düşüncemizi noktalayalım. Yazının bundan sonrası “spoiler” içerecek türdedir. Dikkat!

Mülakat gerginliği

Karakomik Filmler’in ilki olan 2 Arada’nın ana karakteri Ayzek, tam 14 yıldır bir arabalı vapurda çalışan, 6 yıldır da aynı vapurda yatıp kalkan, ön düşleri sorunlu, gariban görünümlü bir adam. Gerçek adı Metin Arıcı. Ayzek denmesinin sebebi ise The Love Boat (Aşk Gemisi) isimli dizideki Isaac’e olan ilgisi. Odasının duvarlarında Isaac’in resimleri var. Hikayenin başında geminin işletmesinin değişmesiyle gemi personeli tek tek mülakata alınıyor ve durumları gözden geçiriliyor. Yenilik, bir kez gemiye kapağı atmış personeli, en başta da hiç bu durumlarla karşı karşıya kalmamış Ayzek’i geriyor. Üstüne bir de parasını kaybederek buhranlara giriyor. Sevgilisi gibi gördüğü, her gün tost ısmarladığı feribot yolcusu Songül’ün bir başkasıyla evleneceğini öğrenince tastamam yıkılıyor.

Titrek’in Atılgan’a dönüşümü

Şirket adına görüşmeleri gerçekleştiren Mülakatçi (Ozan Güven), kendisine ayrıclık sunabileceğini işaret ettiği ana kadar kendi karanlık köşesinde çekincelerle kıvranıyor Ayzek. Mülakatçi’nin karşılık bekleyen göz kırpması ile Titrek, Atılgan’a (Bkz. He-Man) dönüşüyor. Tek tek iş arkadaşlarını ifşa eden Ayzek, gemide küçük kazanımlarla konumunu sağlamlaştırıyor. Sırtı sıvazlandıkça gariban Ayzek, gözü kara ama yine küçük bir iş adamına dönüşüyor. Film, bir yerden sonra bir hayal sekansına doğru ilerlerken, nihayetinde yeniden Ayzek’in buhranına dönüyoruz. Çay bardağında kopardığı fırtınaya! 2 Arada’yı izlerken başta bir prototip gibi gözüken Ayzek’in, film ilerledikçe, aramızda dolaşan kurt görünümlü kuzulardan olduğunu anlıyoruz. Daha doğrusu Ayzek hem kurt hem kuzu ve hem Titrek hem atılgan. Neye dönüşeceği, karanlık yanının ne kadar beslendği ile ilişkili. Filmi izlerken, ülkemizin sokaklarında ne çok Ayzek olduğunu düşünüyoruz. Hatta, Cem Yılmaz’ın takipçileri arasında da bolca Ayzek olduğunu, bazen sevimli mesajlarla desteklediklerini, bazen de sırtı gizli ellerce sıvazlandıkça sövdüklerini düşünüyoruz. Buraya da geldin mi acaba Ayzek? Okuyor musun, senden bahsediyoruz!

Mürettebat gemiden ayrılıyor!

Her sinema izleyicisi, izlediği karakterden farklı sonuçlar çıkarabiliri. Kimisi der ki, evet var böyle insanlar ama çok değil. Kimisi de diyebilir ki, bizim toplumun yarısı Ayzek! Her halükarda Cem Yılmaz, başta çok sevimli, gariban gösterdiği bir karakterle, bir kuzuyu öne atarak başladığı hikayesinde o kuzu kılığına giren kurtalara ayna tutuyor. Filmin finalinde kendi içi muhasebesini yapan “Neden böyle olsun ki?” derken Cem Yılmaz da “Neden böyle oluyoruz ki?” diye sormuş oluyor. 2 Arada, belki de dram filmleri toplamında Cem Yılmaz’ın en başarılı işi olabilir. Ayzek karakteri de, hor görülen insanın, kendi karanlığında neler büyütebileceğinin sıkı bir örneği. Gücün, küçük insanlar üzerindeki etkisi elbette her zaman Ayzek örneğindeki gibi olmayabilir. Aileden gelen, çevreden edinilen kültür burada belirleyicidir. Kötü olan, bugüne baktığımızda o kültürün olumlu yanlarının korkunç bir erozyon içinde olduğunu bilmek. Evet, sinsilik, kurnazlık, iki yüzlülük her zaman var olmuştur ama bugünün iklimi Ayzek gibilerin karanlık yanlarını daha çok besleyecek türde bir iklim. Herkes birilerinin sırtını sıvazlıyor, herkes birilerinin sırtına kaptanın ceketini geçiriyor. Ayzekler, bir çay bardağında fırtınalar çıkarırken, gerçek emekçi, yerinin adamları, aktörleri gemileri terk ediyor. Çünkü Ayzek’in buhranı diye anlattığımız şey, Metin’in gerçeği…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha Fazla İçerik
2020 ajandaları
2020 için ajanda ve defter önerileri