After Life: İncelikli, huysuz, naif

Ricky Gervais’in kaleme alıp başrolünde de oynadığı After Life, hayalkırıklğı ile huysuz, aksi bir adama dönüşen bir karakterin hikayesini incelikli, naif bir örüntüyle anlatıyor

Netflix’in sessiz sedasız yayına soktuğu After Life, 30’ar dakikalık 6 bölümden oluşan bir mini dizi. Baş karakterimiz  Tony (Ricky Gervais), eşini kanserden dolayı kaybetmiş, hemen ardından bir intihar girişiminde bulunmuş ancak yemek bekleyen köpeği yüzünden intihardan vazgeçmiş birisi. İntihardan vazgeçtikten sonra, istediğini yapıp stediğini söylüyor. Nasıl olsa diyor, işler ters giderse istediğim zaman intihar edebilirim! Doğal olarak karakterimiz huysuz, mutsuz, aksi bir adam. İş arkadaşları dahil herkesi düşünmeden kırabiliyor. İş arkadaşları ise ona hayatın devam ettiğini hatırlatmaya çalışıyorlar, ellerinden geldiğince…

Kanalize etmek yerine genişlik sunuyor

After Life, çok sıradan mekanlarda, muhtemelen çok düşük bütçeyle çekilmiş bir dizi. Bu anlamda az bütçeyle yapılabilicek iyi işlere de bir örnek. Yaşamı, ölümü, var oluşu, mutluluğu, mutsuzluğu sorgulatan, incelikle işlenmiş diyalogları var. Dizi içinde birçok söz, al beni alıntıla diyor. Aksiyonun az olması da diziye ve izleyişe bir ferahlık katıyor. Dizi, izleyicinin zihnini bir kanala yönlendirmektense onu sürekli yeni alanların açıldığı bir bölgede yüzdürüyor. Karakterimizn huysuzluğu biraz gevşemeye başlayıp yan karakterlere dair daha farklı bakışlar edindikçe dizi de güzelleşiyor. Sonunda bitmeseydi dediğimiz bir noktaya geliyor.

Küçümsemek yerine yeniden bakmak

Peki eksikleri yok mu dizinin. Eh, biraz didaktik bir noktaya vardığını söyleyebiliriz. Yer yer insanları iyi insan kötü insan diye ayırdığını da. After Life’ı tepelere çıkarmak abes olur ama zaten dizinin de öyle bir derdi yok. En güzel yanı basit gördüğümüz, sıradan gördüğümüz insanlara bakışı diyebilirim. Herkesi bir filtreden geçiriyor ve bak diyor bu insana bu yüzden teşekkür edebilirsiniz, bunu bu yönüyle sevebilirsiniz. Şu küçük gördüğün davranışın özünde bu yatıyor, aynısını sen de yapıyorsun…

After Life, bir seferde oturup bitirebileceğiniz ve başından kalktığınızda hem olumlu hissettiğiniz hem de zihninizin açıldığı, huysuz, aksi ve aynı zamanda barışçıl, tatlı bir dizi. Baş karakteri gibi dizi. Mutlaka bir şans verin. Fazlasıyla hak ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir