Dizi Tanıtımı: Preacher

Bir çizgi roman uyarlaması olan Preacher, ağır temposuna rağmen sağlam altyapısı sayesinde seyirci ile arasındaki bağı kurmak için yalnızca bir adım uzaklıkta gözüküyor

Tanrı, cennet, cehennem, melek, şeytan… Kullanım tarihi geçmeyen metaforlarda liste başı bir grup bu. Hangi kara parçasında dünyaya gelirsek gelelim, daha kişiliğimizin oluşmaya başladığı ilk anlardan itibaren, beynimizin baş köşelerinde dine dair kurmacalar yerlerini alır. Bu yüzden de dünyaya dair temel metaforlar gibidir dini simgeler. Birçok hikayenin, anlatının olumlu-olumsuz ana öğeleri olarak, temel harcı olarak karşımıza çıkarlar. Bir çizgi roman uyaralaması olarak karşımıza çıkan AMC dizisi Preacher da (Vaiz) hikayesini dini simgeler üzerinden anlatan bir dizi. Hikaye, Jesse Custer isimli baş kahramanımızın çeşitli kirli işlerden sonra yine bir vaiz olan babasına verdiği sözü tutarak büyüdüğü kasaba Annville’e (Teksas) vaiz olarak dönmesi ile başlıyor. Dizi bize ana karakterleri tanıtırken bir yandan da dünyanın çeşitli yerlerinde vaizlerin içine giren bir gücün sonucunda domates gibi bir bir patladıklarını görüyoruz. Genesis isimli bu garip güç, (tanrısal ruh) Custer’ın içine girdiğinde ise Custer hayatta kalmaya devam ediyor. Kahramanımızın farkı burada ortaya çıkıyor. Custer, içinde yaşayan Genesis sayesinde artık ağzından çıkan sözlerle karşısındakine istediğini yaptırıyor. Tabii ki bu birdenbire olmuyor. Her şey bir keşif şeklinde adım adım gerçekleşiyor.

Ruth Negga ‘buradayım’ diyor!

Suçla örülü kirli geçmişinde Custer’a eşlik eden bir sevgilisi var. Daha önce Agents of S.H.I.E.L.D. dizisinde karşımıza çıkan Ruth Negga, Tulip O’Hare karakteri ile Preacher’daki yerini alıyor. Çizgi romanda nasıldır kıyaslamasını yapamam ama Ruth Negga dizideki Tulip karakteri ile oyuncu ışığını çok daha iyi ortaya çıkarmış gibi. Dizi içerisindeki oyuncular arasında “Buradayım, beni izleyin” dercesine varlığını çok belirgin bir şekile ortaya koyuyor. Dizinin bir diğer karakteri ise vampir Cassidy. İrlanda aksanlı Cassidy, dizinin en çok seveceğiniz karakteri olabilir. Cassidy için çok kötülük yapmış, çok yaşamış, karanlık kalpli ama bir o kadar da halden anlar insan diyebiliriz. Dördüncü ana karakter ise kilisede vaize yardımcı olan ve vaize ilgi duyan Emily. Bir de tabii Annville halkı var. Birbirinden kopuk, amaçsız kalmış, tuhaf Annville halkı. Peki kötü kartakter kim? Yeryüzünden bahsediyorsak, ülkemizin inşaat kodamanlarına benzeyen Odin Quincannon.  Quincannon’un derdi kilisenin içinde bulunduğuı araziyi almak. Bunun için de her türlü yolu deneyecek kadar gözü kara. Dizide bir de ulvi meseleler var, yeryüzünde dolaşan iki melek, garip bir dünyada dolaşan öldürmeye arzulu bir kovboy gibi. Dizi ilk sezonda bazı soruları yanıtlasa da bu ulvi meseleleri daha çok ikinci sezonda işleyecek gibi gözüküyor.

Sessiz, sakin, absürt, kanlı

Preacher ile ilgili yorumlara bakarsanız dizinin çok ağır ilerlediği yönünde bolca eleştiri görürsünüz. Bu ne kadar bir kusurdan sayılır bilemem ama durum gerçekten de öyle.  Normalde ağır ileyen dizilerden rahatsız olmasam da sezonun ortalarında bu ağırlık biraz can sıkıyor. Ancak sonlara doğru o ağırlığı attığınızı ve güzel bir şey izlediğinizi de hissedebiliyorsunuz. Dizinin kast seçimi ve görüntü yönetmenliği oldukça başarılı. Senaryo yavaş ilerlese de her noktasında özenle çekilmiş, baştan savma olmayan bir dizi izlediğinizi görebiliyorsunuz.  Teksas atmosferi ile birlikte özellikle Coen Kardeşler’in filmlerine benzeyen bir havası olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kimi noktalardaki sessiz sakin (ve kanlı) absürtlükler çok hoş. Üzerinize basmadan ilerliyor dizi. Önünüzden akıp geçiyor. Bu ağır ilerlemeyi sorun etmezseniz, hem hikayedeki hem de prodüksiyondaki (oyuncular, çekimlerin kalitesi gibi) malzemeye bakarsanız Preacher, önümüzdeki sezonlar için de çok şey vaat eden bir yapıya sahip. Üstelik çizgi roman hayranları arasında hatırı sayılır bir yere sahip olan bir seriden gelen hala kullanılmamış yığınla hikaye hazır bir şekilde bekliyor. Tek yapılması gereken azıcık hikayenin akışına dokunmak. Hızlandırma olmasa bile seyirciyi içine çekmek için birtakım dokunuşlar yapmak. Bu yönde ufak adımlar gerçekleşirse Preacher, 2. sezonunda çok daha sağlam bir diziye dönüşebilir. Altyapı buna hazır.

 

preacher-cizgi-roman

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir