Dizi Tanıtımı: Beowulf: Return to the Shieldlands

İngilizlerin en eski destanı olarak bilinen Beowulf’u anlatan Beowulf: Return to the Shieldlands, ilk üç bölümüyle sınıfta kalıyor

Beowulf bir türlü anlatılamayan, bir türlü istenilene ulaşılamayan bir hammadde gibi. İngilizlerin ( Daha doğrusu Anglosaksonların) en eski destanı olarak bilinen Beowulf, esasen İskandinavya’yı anlatan bir destandır. 3182 dizeden oluşan destan, insanın kötülüğü temsil eden canavarlara karşı mücadelesini anlatır. Kimsenin alt edemediği Grendel isimli canavarı alt eden Beowulf’un hikayesidir bu. Tabii hikaye televizyon dizisine evrilince, değişiklikler yapmak da farz oluyor. Dizide bir değil, birden fazla canavar var. Bu canavarlara da Mud-born (Çamurdan doğan) deniyor. Bunların arasında skin-shifter denilen şekil değiştirenlerden, kas gücü yüksek ama akıl gücü az olanlara, farklı faklı insan boyutunda canavarlar var. Dizinin geleceği de aslında bu canavarların nasıl işleneceğinde saklı. Buraya döneceğiz ama önce bir hikayeye bakalım.

Dizinin konusu

Hikaye Beowulf’un evlat edinilip büyüdüğü Shieldland isimli bir yere geri dönüşüyle başlıyor. Dönmesinin sebebi ise kendisini bir baba gibi yetiştiren Hrothgar’ın vefatı. Hrothgar’ın Slean isimli bir de öz oğlu var. Slean ile Beowulf arasındaki ilişki Thor ile Loki arasındaki ilişkiye beniyor. Beowulf üvey olmasına rağmen ( Ki bu da şüpheli), Hrothgar, Selan’den daha çok Beowulf’un üzerine titriyor. Slean de bu sebeple Beowulf’tan nefret ediyor. Beowulf her konuda Slean’den daha yetenekli gözüküyor, ki bu dizinin itici kısmı gerçekten. Kahraman yapacağız diye rakibini eziğe çevirmek pek hoş değil. Dediğimiz gibi bu ilişki Thor ve Loki ilişkisine fazlasıyla benziyor. Keza Hrothgar da Odin kadar saygıdeğer bir mertebede. Hrothgar’ın ölümünün ardından Shieldland’e geri dönen Beowulf, aslında burada pek sevilmiyor. Dahası oradan daha önce sürgün edilmiş. Bu sebeple de her çıkmazda kendisini ispat etmesi bekleniyor. Beowulf ilk sınavları aşarak Shieldland’de kalıcı olmaya devam ederken, Hrothgar’ın ardından kimin Thane olacağı (Earl kabile şefi, Thane, bölgedeki tüm kabilelerin lideri diye özetleyebiliriz) tartıması sürüyor. Burası da biraz o bilindik taht oyunları.

Sadık kalmak yok eder

Beowulf ilk iki bölümde hiçbir şey sunmasa da üçüncü bölümde bir canavarın üzerinde düşündürme kararıyla, belki buradan ilerleyebileceklerini düşündürüyor. Ancak buna çok da imkan vermediğimi belirtmek isterim. Dizi, materyalleri iyi belirlenmiş ama senaryosu korkunç işlenmiş bir görünüm sergiliyor. Bazı sahnelerde de kurgunun hızı ya da çekimlerin gerçekçiliği gibi problemler var. Dizinin çok uzun sürmeyeceğini tahmin etsek de, yönetmen değişikliği ya da hikayenin yönünde yapılacak bazı değişiklikler, diziyi yukarı taşıyabilir. Kahramanlığı öven bir destanda Beowulf’a ve taşıdığı değerlere sadık olma gayreti sürerse, dizi de o eskide kalmış değerlerle çöpe gidecektir. Bekleyelim ve görelim.

Canavarın gözünden bir kitap: Grendel

Bu arada konu Beowulf’tan açılmışken, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan John Gardner’ın kaleme aldığı Grendel‘i de hatırlatmakta fayda var. Hikayeyi Beowulf’un değil, Grendel’in gözünden anlatan kitap, yayınlandığı zaman olumlu övgüler almıştı. Dizi ile beraber ya da diziden bağımsız okunarak canavar ve insan ayrımı zerinde güzelce kafa patlatılabilir.

 

Grendel-kitap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir