Cobra Kai: Rocky’den sonra Karate Kid de geri döndü!

2015 yılında Creed’in Rocky efsanesini geri getirmesinin ardından bu kez Cobra Kai, Karate Kid efsanesini dizi formunda hayata döndürüyor. Üstelik orjinal oyuncularıyla!

Sinema ve dizi sektöründe ciddi bir nostalji rüzgarı esiyor. Star Wars dallı budaklı geri döndü. Creed, Rocky efsanesini geri getirdi. Stranger Things, 80’lerin tüm renklerini taşıyan bir ezgili bir rüzgarla herkese ulaştı. Blade Runner, bize göre gayet başarılı bir devam filmiyle döndü. Vs vs. Elbette yeniden çekimler her zaman sinema dünyasında oldu ancak dizilerin getirdiği bu daha özgür alan, denemelere de izin veren alan içinde, 80’ler şimdi yeniden hayat buluyor. Bunun son örneği de Karate Kid efsanesini geri getiren Cobra Kai oldu. Cobra Kai’nin IMDB’de 9.2’leri görerek yayın hayatına başlaması izleyenlerde ciddi bir heyecan yarattığı anlamına geliyor. Elbette bu puan düşecek ve daha ideal, doğru bir yere gelecek ama Cobra Kai’nin seyir zevki veren bir yapım olduğunu söyleyelim. O halde spoiler vermemeye özen göstererek diziye bir göz atalım.

Kaybeden ve kazanan

Youtube Red’de yayınlanan Cobra Kai, Karate Kid’in birinci filminin son dövüşünün görüntüsü ile başlıyor. Daniel’ın turna tekniği ile  Johnny’ye yaptığı vuruşu izledikten sonra kamera yerde kalan ve yüzü görünmeyen (burası dizi ile eklenmiş) Johnny’nin sırtındaki yazıyı görüyoruz: Cobra Kai. Buradan Johnny’nin 34 yıl sonraki haline geçiş yapıyoruz! Evet, Johnny Lawrence artık kocamış bir adamdır. Keza Daniel LaRusso da. Hiakyede kazanan ve kaybedenin yolları farklı yöne gitmiştir. Johnny, hayatını hiçbir zaman oturtamamış bir loser’a dönüşürken Daniel LaRusso, şehrin en havalı, zengin otomobil satıcısı olmuştur. Cobra Kai, işte o loser’ın, yani Johnny’nin hikayesine odaklanıyor. Daha sen, ben gibi olanın. İşin güzel yanı oyuncular aynı. O gün kimi izlediysek, bugün de aynı kişileri izliyoruz. Bunun diziye kattığı artı çok fazla. Karakterlerin, bir yerlerde gerçekten hayatlarına devam etmiş olduklarını hissettiriyor. “Vay be”  dedirtiyor, “Biz neden Johnny’yi sevmemişiz ki, aslında Daniel uyuzun tekiymiş!”

Artılar ve eksiler

Evet, dizi böyle başlıyor. Johnny, sürekli karşısına çıkan komşusu Miguel’in ısrarlarına dayanamayarak kendisini öğrenci olarak alıyor ve dojo’sunu açıyor( karate okulu). Sonrası olaylar olaylar… Hikayesini çok anlatmayalım. Dizinin başardığı ve başaramadığı şeylere bakalım. Öncelikle dizi, bu nostalji rüzgarını iyi bir yerinden yakalıyor. Hikayeyi tersine çevirerek anlatmakta da gayet başarılılar. Aslında şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Yapımcılar, hedef olarak neyi düşünmüşse sonuç olarak da bunu başarıyla tutturmuşlar. Eleştirilecek nokta belki çok fazla klişeye sahip olması ama zaten bu dizinin ana taşlarından birisi. Hammaddeyi inkar etmek yerine sahiplenmek. Tıpkı Stranger Things de olduğu gibi. İkinci nokta da bununla bağlantılı. Öğrenciler arası diyaloglar, bazı yerlerde saçma. Yani, karatenin havalı görülmesi, abartılı küçümsemeler, vicdansız öğrenci modları vs. Sanki bazı öğrenciler sıfır empatiye sahipmiş gibi bir hal var. Gerçekçi değil ama işte Amerikan dizi/film sektörünün bolca beslendiği haller bunlar. Cobra Kai tarzı bir dizi, bu tarz Amerikan klişelerini izlemeye katlanamayanlar için pek ideal değil. Ancak bunu kafanıza takmayıp izlerseniz, oldukça keyif alarak tamamlayabileceğiniz bir dizi var ortada.

Johnny hayata bir yumruk daha savuruyor

İkinci sezon onayını alan dizinin oldukça merak ettiren bir yerde noktalandığını da belirtelim. Yani yarım kalan bolca hikaye var. On bölümden oluşan dizinin son bölümü 36 dakika, diğer bölümler ise 30’ar dakika. Yani bir çırpıda oturup izleyebileceğiniz bir dizi Cobra Kai. 80’ler nostaljisi, hoşunuza gitmiyorsa hiç durmayın. Göklere çıkartabileceğimiz bir yapım değil ama biz de bir çırpıda oturduk izledik. Karate Kid’de 34 yıl sonra kartlar yeniden dağıtılmış. Uyuz olduğumuz zengin, sarışın kötü çocuk Johnny Lawrence’ın, zamanında sırt çevirdiğimiz adamın hikayesi bu. Bizim yüzümüzden geri düştüğü hayata, gücünü toparlayarak yeni bir yumruk savuruyor. Tam 34 yıl sonra!

 

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir