Anarşizmin öncüleri neler anlatmıştı da dinlememiştik!

Brian Morris’in Antropoloji, Ekoloji ve Anarşizm başlıklı kitabı, özgürlük meselesini köklerinden tutarak anlatırken, anarşizmin erken ekolojik uyarılarını da ortaya koyuyor  

Yayın hayatına başladığı günden bu yana dilimize oldukça değerli yapıtlar kazandıran Kolektif Kitap, bu kez de özellikle anarşizme dair önemli birikim içeren bir kitabı okurlara sunuyor. Brian Morris’in Antropoloji, Ekoloji ve Anarşizm başlıklı kitabı, yazarın farklı zamanlarda kaleme aldığı on dört makaleden oluşuyor. Kitabın ve yazarın esas meselesinin anarşizm olduğunu peşinen söyleyebiliriz. Kitabı okurken yazarın anarşizm külliyatına ne kadar hakim olduğunu rahatlıkla görebiliyor ve elimizde saf bir kaynak olduğunu hissediyoruz. Yeni nesil anarşist teoriler, Kropotkin, Bakunin gibi kök isimler, Bookchin gibi birçok tartışmanın merkezinde yer alan isimler, Efendisiz Halklar (Harold Barclay) ve Doğanın Düşmanı (Joel Kovel) gibi alanında önemli yer edinen kitaplara dair düşünceler… Tüm bunlara yıllarını bu meselelere vermiş bir yazarın gözünden bakıyoruz.

Zihnin odaları yeniden şekillenirken…

Antropoloji, ekoloji, anarşizm; bu üç kavrama dair kitapların ortak bir noktası var. Üç konu da meseleye genelde yerleşmiş düşünceleri iteleyerek başlar. Masadakileri bir bir devirir ve sonra yeniden değerlendiririz. Zihne önce bir oda açılır, bambaşka şeyler anlatılır ve kitap kapandığında odadaki eşyaların yeri artık değişmiştir. Antropoloji, başka türlü düşünce biçimleri olabileceğini; ekoloji, insanın doğa ile olan ilişkiyi gözden geçirmesi gerektiğini, anarşizm ise iktidar ve devletle ilgili yerleşik düşüncelerin çok da altının sağlam olmadığını ve başka olasılıkların olabileceğini anlatır. Brian Morris’in, başlığında bu üç kavramı içeren kitabı, bu saydığımız etkileri içerirken bizi uyaran da bir yapıya sahip. Morris, bunu yeni düşüncelerin büyüsüne kapılıp köklerde saklı güçleri es geçebildiğimizi, yanlış bilgilere düşebildiğimizi hatırlatarak yapıyor.

Okurun da bir gardı olmalı

Morris, anarko-ilkelci Zerzan gibi, bireyci olarak tanımladığı Stirner gibi isimlere, ekoloji meselesine daha spritiüel yaklaşan derin ekolojistlere biraz mesafeli yaklaşıyor. Evet, yeni fikirler gördüğümüz kitapların büyüsünü hepimiz biliyoruz. Bu kötü bir şey de değil. İşini iyi yapan her yazarın okura kattığı şeyler olduğu kesin ama okurun da bir gardı olmalı. Morris’ten öğrendiğim en temel değer bu oldu. Her düşüncenin tarihsel bir birikimle geldiğini, kökü atarken içine bakmamazlık etmememiz gerektiğini hatırlaıyor. Morris, “Bakın, bu fikirler, iyi, güzel, hoş ama atlanan çok fazla şey var” diyen bir öğretmen gibi. Yalnızca yeni anarşist düşüncelerin değil, sosyalist yazarların da anarşizm üzerine es geçtikleri, yanlış bildikleri noktaları çok temiz ve net bir şekilde altını çizerek gösteriyor.

Anarşistler uyarıları çok önceden yapmış

Anarşizmi, bir tür özgürlükçü sosyalizm olarak tanımlayan Morris, sık sık Darwin’nden ve Kropotkin’den omuz alıyor. Murray Bookchin’in anarşist teoriye sunduğu katkıları ortaya koyarken, son zamanlarda savunduğu, yerel demokratik meclisler olarak belediyeleri öne sürdüğü düşünceyi de eleştiriyor. Erken dönem anarşist teorisyenleri haklı olarak öncü ekolojistler olarak tanımlayan Morris, bunu yaparak bize anarşist düşüncenin ekoloji üzerine yaptığı katkıları da göstermiş oluyor. Aslında doğaya dair uyarıların nasıl çok önceleri yapıldığını görüyoruz. Anarşimin öncüleri neler anlatmış da dinlememişiz! Farkına varıyoruz!

Mesele özgürlük meselesi

Evet, Morris, anarşizm üzerine ciddi bir kaynak olan kitabında köprünün ilk ayağının kurulduğu taraftan bize bildiklerini aktarıyor. Biz ise diğer tarafta başka şeyler de görüyoruz ve hepsinden farklı fikirler öğreniyoruz. Mesele hiçbir zaman anarşizm, sosyalizm vs. meselesi değildir. Yazarın Rudolf Rocker’dan alıntıladığı şu cümleye bir bakalım:  “Ben anarşistim. Anarşizmin son hedef olduğuna inandığım için değil, bir son hedefin olmadığına inandığım için anarşistim. Özgürlük, bizi sürekli genişleyen bir anlayışa ve yeni türde toplumsal hayatlara götürecektir.” Yani mesele özgürlük meselesidir. Küreselleştikçe yerel korkulara tutunulan ve muhafazakarlığın yükselişte olduğu dünyamızda, özgürlük, ciddi bir meseledir. Morris de bize bu meseleyi, köklerinden tutarak anlatıyor.

 

Ek not: Kitabın anarşizm külliyatına dair iyi bir kaynak olduğunu belirtirken, bahsettiği kitaplarla yeni okumalar yapmanızı sağlayacak türden bir iş olduğunu da ekleyelim.

 

 

Antropoloji, Ekoloji ve Anarşizm

Brian Morris

Çev: Baran Karsak

Kolektif Kitap, 2018

326 Sayfa

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir